Beslenme
Hasat günü: Bahçeden sofraya küçük ritüeller
·Elif EFENDİOĞLU AR — Genel koordinatör / Anaokulu öğretmeni

Hasat günlerinde çocuklar ürünü kendi elleriyle seçer. Bu seçim, menüye giren malzeme ile aralarında doğrudan bir bağ kurar. ‘Marketten geldi’ cümlesi yerini ‘Biz bunu sabah topladık’ hissine bırakır; yemek artık soyut bir tabak değil, bir sürecin son halkası olur.
Sepet, su ve mutfak: Görünür hazırlık
Yıkama ve hazırlık adımlarını, yaşa uygun şekilde ve kısa da olsa birlikte izlemek çocuğa çok şey anlatır. Ellerin nasıl ovulduğu, suyun nasıl aktığı, kokuların nasıl değiştiği… Hijyen burada korkutucu bir kural listesi değil; günlük bir ritüel olarak yaşanır.
Mutfak ekibiyle kurduğumuz iletişim, çocuğun gözünde iş birliğinin görünür halidir. Kimi zaman bir öğretmen sorar, kimi zaman aşçı abla cevap verir; çocuk ortada bir dilin nasıl ortak kurulduğunu izler.
“Sofrada en çok duyduğumuz soru: ‘Bunu kim topladı?’ Küçük bir gurur, büyük bir aidiyet.”
Tadı konuşmak
Yeni bir sebze bazen ilk lokmada zorlayıcı olabilir. Biz burada zorlamadan, merak üzerinden ilerlemeyi tercih ederiz. ‘Rengi nasıl?’ ‘Kokusu hatırlatıyor mu?’ gibi sorular, iştahı açmaya çalışmaktan çok, deneyimi dil ile buluşturur.
Hasat günleri yalnızca beslenme değil, kültür günleridir. Paylaşım, teşekkür, emeğe saygı… Hepsi sofranın etrafında yumuşakça konuşulabilir. Bizim için organik menü, tabaktaki çeşitlilik kadar bu hikâyenin çocuğa anlatılmasıyla da tamamlanır.
Atölye Kafa Kafaya
Önerilen yazılar
Okumaya devam etmek için kampüsten seçtiklerimiz.



